Arama
Vestel Akıllı Yaşam Uygulamasına Migros Sanal Market Entegrasyonu
Deloitte’tan Aile Şirketlerinin Küresel Dönüşümüne Kapsamlı Bakış
Nestlé, Bazı Bebek Maması Ürünleri İçin Küresel Geri Çağırma Kararı Aldı

Deloitte’tan Aile Şirketlerinin Küresel Dönüşümüne Kapsamlı Bakış

Deloitte Private tarafından yayımlanan “Defining the Family Business Landscape, 2025” raporu, aile şirketlerinin küresel ekonomideki mevcut konumunu, karşı karşıya oldukları riskleri ve sürdürülebilir büyüme için izledikleri stratejileri kapsamlı biçimde ele alıyor. Rapor, aile şirketlerinin yalnızca geçmişin değil, geleceğin ekonomik mimarisinde de merkezi bir rol üstlendiğini ortaya koyuyor.

Aile Şirketlerinin Küresel Ekonomideki Gücü

Rapora göre, yıllık geliri 100 milyon ABD doları ve üzeri olan aile şirketleri, küresel ölçekte tüm işletmelerin yaklaşık %22’sini oluşturuyor. Bu şirketlerin sayısı 2020 yılında 16.194 iken günümüzde 18.087’ye ulaşmış durumda. Makroekonomik göstergeler ve mevcut büyüme eğilimleri dikkate alındığında, bu sayının 2030 yılına kadar 19.744’e yükselmesi ve 2020–2030 döneminde %22’lik bir artış göstermesi bekleniyor. Bu tablo, aile şirketlerinin küresel ekonomik büyümenin itici güçlerinden biri olmaya devam edeceğini gösteriyor.

Bölgesel Dağılım ve Büyüme Dinamikleri

Raporda bölgesel bazda dikkat çekici farklılıklar öne çıkıyor. Asya Pasifik, 7.595 aile şirketiyle hâlihazırda dünyada en fazla aile şirketine ev sahipliği yapan bölge konumunda. Kuzey Amerika 5.152 şirketle ikinci sırada yer alırken, Avrupa 4.084 şirketle üçüncü sırada bulunuyor. Bununla birlikte, büyüme hızına bakıldığında Avrupa’nın en hızlı büyüyen bölge olması bekleniyor. Avrupa’daki aile şirketi sayısının 2025–2030 döneminde %12 artarak 4.577’ye ulaşacağı öngörülüyor.

Büyüme, Risk ve Dayanıklılık

Rapor, aile şirketlerinin uzun vadeli bakış açıları sayesinde ekonomik dalgalanmalara karşı daha dayanıklı olduklarını ortaya koyuyor. Ancak bu dayanıklılık, artan jeopolitik riskler, enflasyon baskıları, tedarik zinciri sorunları ve yetenek açığı gibi unsurlar nedeniyle sınanıyor. Bu nedenle aile şirketleri, büyümeyi sürdürebilmek için risk yönetimini daha kurumsal ve veri odaklı bir yapıya taşımaya yöneliyor.

Teknoloji ve Yapay Zekâ Yatırımları

2025 raporunun öne çıkan başlıklarından biri, aile şirketlerinin dijital dönüşüm ve yapay zekâ yatırımlarına hız vermesi. Yapay zekâ; talep tahmini, operasyonel verimlilik, finansal planlama, müşteri deneyimi ve dolandırıcılık önleme gibi alanlarda giderek daha yaygın kullanılıyor. Rapora göre teknolojiye stratejik yaklaşan aile şirketleri, rekabet avantajı elde ederken büyüme performanslarını da daha istikrarlı hale getiriyor.

İlginizi Çekebilir:  Beko, TIME Tarafından Dünyanın En Sürdürülebilir 20 Şirketinden Biri Seçildi

Yönetişim, Sahiplik ve Kurumsallaşma

Aile şirketlerinin büyümesiyle birlikte sahiplik ve yönetişim yapılarında dönüşüm kaçınılmaz hale geliyor. Raporda; aile anayasası, yönetim kurulu yapıları, bağımsız üyeler ve profesyonel yöneticilerle çalışmanın önemine dikkat çekiliyor. Kurumsal yönetişim mekanizmalarını güçlendiren aile şirketlerinin, kriz dönemlerinde daha hızlı ve sağlıklı karar alabildiği vurgulanıyor.

Yetenek Yönetimi ve Halefiyet Planlaması

Halefiyet planlaması, raporda en kritik risk alanlarından biri olarak öne çıkıyor. Aile şirketlerinin önemli bir bölümü, önümüzdeki 10 yıl içinde nesil geçişi sürecine girecek. Ancak rapor, bu geçişe hazırlıksız yakalanan şirketlerde büyümenin yavaşladığını ve risklerin arttığını gösteriyor. Yeni nesil liderlerin erken aşamada sürece dahil edilmesi, liderlik gelişim programları ve profesyonel yöneticilerle dengeli bir yapı kurulması öneriliyor.

Sürdürülebilirlik ve Uzun Vadeli Değer Yaratma

Rapor, aile şirketlerinin sürdürülebilirliği yalnızca çevresel bir sorumluluk olarak değil, uzun vadeli değer yaratmanın ayrılmaz bir parçası olarak gördüğünü ortaya koyuyor. ESG kriterleri, tedarik zinciri şeffaflığı, sosyal etki ve etik yönetim anlayışı, aile şirketlerinin marka değerini ve paydaş güvenini güçlendiren unsurlar arasında yer alıyor.

Defining the Family Business Landscape, 2025 raporu, aile şirketlerinin büyümeye devam ettiğini ancak bu büyümenin artık daha profesyonel yönetişim, teknoloji odaklı stratejiler ve güçlü halefiyet planları ile desteklenmesi gerektiğini net biçimde ortaya koyuyor. Aile şirketleri için başarı, yalnızca bugünü yönetmek değil; gelecek nesiller için sürdürülebilir, dirençli ve rekabetçi bir yapı inşa etmekten geçiyor.

Türkiye Odağı

Türkiye ekonomisinin bel kemiğini oluşturan aile şirketleri, istihdamdan ihracata, yatırımlardan inovasyona kadar pek çok alanda kritik bir rol üstleniyor. Deloitte Private’ın Family Business Insights Series kapsamındaki küresel bulgular, Türkiye’deki aile şirketleri için de önemli çıkarımlar sunuyor. Artan küresel rekabet, ekonomik dalgalanmalar ve teknolojik dönüşüm, Türkiye’de faaliyet gösteren aile şirketlerinin kurumsal yönetim yapılarını güçlendirmesini, risk yönetimi ve iç kontrol mekanizmalarını geliştirmesini ve dijitalleşme yatırımlarını hızlandırmasını her zamankinden daha önemli hale getiriyor.

İlginizi Çekebilir:  Sütaş’tan Sürdürülebilirlik Başarısı

Öte yandan, Türkiye’de aile şirketlerinin önemli bir bölümünün nesil geçişi sürecinde olduğu dikkate alındığında; halefiyet planlaması, liderlik gelişimi ve profesyonel yönetim modellerinin benimsenmesi, uzun vadeli başarı açısından kritik önem taşıyor. Deloitte Private, küresel içgörülerini Türkiye pazarının dinamikleriyle birleştirerek, aile şirketlerinin sürdürülebilir büyüme hedeflerine ulaşmalarını desteklemeyi amaçlıyor.

Raporun tamamına ulaşmak için tıklayın.

Bu yazıyı paylaşın: