D&R, klasik “al-git” anlayışını geride bırakıp, müşterisini mağazada daha uzun süre ağırlayan yeni bir modele geçiyor. Hayata geçirilen D&R Cafe konsepti, sadece bir kafe yatırımı değil; markanın fiziksel mağazacılıktaki konumunu güçlendirmeye yönelik stratejik bir adım.
Mağaza Artık Sadece Satış Noktası Değil
Online alışverişin hızla yayılması, fiziksel mağazaların rolünü kökten değiştirdi. D&R da bu dönüşüme, mağazalarını birer “buluşma ve vakit geçirme alanı”na dönüştürerek cevap veriyor. Kitap, müzik, teknoloji ve kırtasiye ürünlerinin yer aldığı mağazalar; artık oturup kahve içilen, sayfalar arasında kaybolunan sosyal alanlar haline geliyor.
“Üçüncü Mekan” Olma Hedefi
Yeni konseptin merkezinde, mağazayı ev ve iş dışında tercih edilen bir yaşam alanına dönüştürme hedefi var. Uzmanların “Üçüncü Mekan” olarak tanımladığı bu yaklaşım, D&R’ın mağazalarını sadece alışveriş yapılan yerler olmaktan çıkarıp, vakit geçirilen birer durak haline getiriyor.
Kahve kokusu, kitap rafları ve sakin atmosfer bir araya gelerek ziyaretçiye kendini iyi hissettiren bir ortam sunuyor. Bu da müşterinin mağazada daha uzun süre kalmasını sağlıyor.

Uzayan Ziyaret, Artan Satış
Mağazada geçirilen sürenin artması, alışveriş davranışını da doğrudan etkiliyor. Okuma köşeleri ve dinlenme alanları sayesinde müşteriler ürünlerle daha fazla zaman geçiriyor. Bu durum, planlanmamış alışverişleri ve ek ürün alımlarını doğal şekilde artırıyor.
Bir kitap için gelen müşterinin, yanında kulaklık, defter ya da teknolojik aksesuar alması artık daha kolay hale geliyor.
Kültür Durağına Dönüşen Mağazalar
D&R, bu yeni yaklaşımla mağazalarını yalnızca satış yapılan noktalar olmaktan çıkarıp, yaşayan birer kültür merkezine dönüştürmeyi hedefliyor. Etkinlikler, buluşmalar ve sosyal alanlarla desteklenen bu yapı, markanın fiziksel perakendeye uzun vadeli yatırım yaptığını gösteriyor.
Deneyim odaklı bu dönüşüm, D&R’ın değişen tüketici beklentilerine verdiği en güçlü cevaplardan biri olarak öne çıkıyor.