Decathlon, yeni yıl hedeflerinden en yaygını olan “daha aktif bir yaşam” kararını bu kez alışılmışın dışında bir yaklaşımla destekliyor. Marka, Kanada genelinde en çok satan koşu ayakkabılarından biri olan KIPRUN 500 WR modellerini Ocak ayı boyunca iade edilemez hale getirerek, sporu bir alışkanlığa dönüştürmek isteyenlere güçlü bir motivasyon sunuyor.
Yeni yılın ilk haftalarında spor salonları ve parklar dolup taşsa da, bu motivasyon çoğu zaman kısa sürede sönüyor. Yapılan araştırmalar, fitness hedefi koyanların büyük bir bölümünün ay sonuna varmadan vazgeçtiğini gösteriyor. Decathlon ise bu noktada küçük ama etkili bir müdahale ile devreye giriyor: İade edilemeyen bir ayakkabı.
1–31 Ocak 2026 tarihleri arasında Kanada’daki tüm Decathlon mağazalarından ya da online üzerinden KIPRUN 500 WR koşu ayakkabısını satın alan müşteriler, ürünü iade etme hakkından gönüllü olarak vazgeçiyor. Satın alma sırasında ekranda çıkan kısa bir uyarı, bu kararın bir tür “yeni yıl sözü” anlamına geldiğini hatırlatıyor. Ayakkabıyı alan herkes 1.000 bonus sadakat puanı kazanıyor ve 30 gün boyunca ürünü iade etmeden kullanmaya devam edenler bu puanları kalıcı olarak elinde tutuyor.
Decathlon’un yaratıcı ajansı Rethink’ten Xavier Blais, kampanyanın arkasındaki fikri şöyle özetliyor:
“Perakendede genellikle sürtünmeyi azaltmaya çalışırız. Burada ise bilinçli olarak küçük bir sürtünme yaratıyoruz. Çünkü bazen bir hedefe bağlı kalmak için küçük bir engel, güçlü bir motivasyon kaynağı olabilir. Biz Decathlon olarak sadece ürün satmak değil, insanların hareketli kalmasına yardımcı olmak istiyoruz.”
KIPRUN 500 WR modeli; dört mevsim koşuya uygun, suya dayanıklı ve günlük antrenmanlar için tasarlanmış yapısıyla, yeni başlayanlardan düzenli koşuculara kadar geniş bir kitleye hitap ediyor. Kampanya da tam olarak bu yüzden bu model üzerinden yürütülüyor: Amaç, bir ürünü değil, bir alışkanlığı sahiplenmek.
Decathlon’un bu girişimi, markayı sıradan bir spor perakendecisinden bir adım öteye taşıyor. Ayakkabıyı iade edememek ilk bakışta sert bir kural gibi görünse de, aslında kullanıcının kendisiyle yaptığı bir anlaşma niteliğinde. “Bu yıl gerçekten hareket edeceğim” diyenler için, bu küçük taahhüt büyük bir fark yaratmayı hedefliyor.