UiPath, yapay zekâ dünyasında uzun süredir konuşulan “pilot projeler” döneminin 2026 itibarıyla kapandığını ve şirketlerin artık doğrudan iş sonuçlarına odaklanan otonom ajanlara geçtiğini açıkladı.
Dünya genelinde 11 binin üzerinde kurumsal müşteriye hizmet veren UiPath (NYSE: PATH), klasik RPA anlayışını geride bırakıp “Agentic Otomasyon” olarak adlandırdığı yeni bir döneme giriyor. Bu yaklaşımda yapay zekâ yalnızca bir görevi yerine getiren bir araç değil; hedefi anlayan, seçenekleri tartan ve aksiyon alan bir dijital ekip arkadaşı gibi çalışıyor.
TIME Magazine tarafından 2025’in En İyi İnovasyonları arasında gösterilen UiPath Maestro platformu da bu dönüşümün merkezinde yer alıyor. Platform, insanlarla yapay zekâ ajanlarının birlikte çalıştığı hibrit bir iş gücü modeli sunuyor.
2028’e Kadar Kararların Yüzde 15’i Yapay Zekâdan Gelebilir
UiPath Türkiye Genel Müdürü Tuğrul Cora, Gartner verilerine dayanarak 2028 yılına kadar kurumsal kararların yüzde 15’inin otonom ajanlar tarafından alınacağını söylüyor. Cora’ya göre şirketler artık sadece teknolojiye yatırım yapmıyor, doğrudan sonuç bekliyor:
“Şirketler ciddi bir ROI baskısı altında. Agentic otomasyon, sadece işi yapan değil, bağlamı anlayıp en doğru adımı planlayan sistemler sunuyor. 2026 ile birlikte yapay zekâda gerçekten sonuç alma dönemine giriyoruz. Yapay zekâ artık bir yazılım değil, işin sorumluluğunu paylaşan bir ekip üyesi.”
Türkiye için risk değil, hızlanma fırsatı
Türkiye’de yaklaşık 150 bin yazılımcı bulunurken Almanya gibi ülkelerde bu sayı 900 bine yaklaşıyor. Ancak UiPath’e göre Agentic AI çağında değer yaratan profil sadece kod yazanlar değil; süreci kurgulayan, işi teknolojiyle birlikte düşünebilen insanlar olacak.
UiPath Academy üzerinden dünya genelinde 2 milyondan fazla, Türkiye’de ise 10 bin geliştirici ücretsiz eğitim alıyor. Ayrıca regülasyonun yoğun olduğu finans ve kamu gibi sektörler için bulut dışı (on-premise) çalışan yapay zekâ ajanları 2026’nın ilk çeyreğinde devreye alınacak.
Türk şirketleri zaten sahada
Türkiye’nin bu alandaki potansiyeli sadece teoride değil, sahadaki projelerle de kendini gösteriyor. Son iki yılda Coca-Cola İçecek, SunExpress, Şişecam ve Enerjisa’nın da aralarında bulunduğu yedi Türk şirketi UiPath’in küresel “AI25” listesine girdi.
Coca-Cola İçecek 200’den fazla süreci otomatize ederek yılda 338 bin saatlik verimlilik sağladı. SunExpress ise uçuş ekiplerinin konaklama planlamasından ekip iletişimine kadar pek çok alanda yapay zekâ ajanları kullanarak 24 bin günden fazla zaman kazandı.
UiPath, OpenAI, Microsoft ve NVIDIA gibi teknoloji devleriyle kurduğu ekosistem sayesinde Türk şirketlerinin küresel ölçekte dijital iş gücü ihraç edebileceği bir zemin oluşturmayı hedefliyor. 2026, Türkiye için yapay zekânın “deneme” değil, doğrudan “rekabet avantajı” olduğu yıl olarak görülüyor.
PerakendeSektoru.com Değerlendirmesi – Perakende sektörü için bu ne anlama geliyor?
Bu dönüşüm perakendeyi doğrudan kalbinden vuruyor. Çünkü perakende, binlerce küçük kararın (fiyat, stok, kampanya, tedarik, personel) her gün yeniden alındığı bir sektör.
Bugün birçok perakendeci yapay zekâyı rapor üretmek, talep tahmini yapmak ya da kampanya analizi çıkarmak için kullanıyor. Agentic AI ile fark şu olacak:
Yapay zekâ sadece “ne oluyor”u söylemeyecek, “ne yapmalıyız”ı planlayıp uygulayacak.
Örneğin bir giyim zincirinde:
- Stoklarda belirli ürünler yavaşladığında
- Hava durumu, satış trendleri ve kampanya takvimini birlikte analiz edip
- Hangi mağazada, hangi fiyata, hangi promosyonun açılması gerektiğine
- İnsan müdahalesi olmadan karar verebilecek.
Bu, genel merkezde onlarca kişinin yaptığı planlama işinin bir kısmının dijital ajanlara kayması anlamına geliyor.
Türkiye özelinde bu çok kritik. Çünkü Türk perakendecisi hızlıdır, sahaya yakındır ama insan kaynağı pahalı ve sınırlıdır. Agentic AI sayesinde:
- Az sayıda ekip, çok daha fazla mağazayı yönetebilir.
- Stok fazlası ve iskonto zararı düşer.
- Kampanyalar daha lokal ve daha kârlı hale gelir.
Özellikle gıda, indirim marketleri, moda ve e-ticaret tarafında “yalın merkez, güçlü dijital beyin” modeli mümkün olur. BCG’nin “Lean Human Core” dediği yapı, perakendede ilk karşılığını burada bulur.
Kısacası UiPath’in tarif ettiği bu yeni dönem, perakendede yapay zekâyı bir analiz aracı olmaktan çıkarıp, satışa, kâra ve raf verimliliğine doğrudan dokunan bir “karar ortağına” dönüştürüyor. 2026’dan sonra rekabeti teknoloji kullanan değil, teknolojiyi gerçekten çalıştıran perakendeciler kazanacak.