İtalyan lüks moda markası Golden Goose, yaratıcı ve kültürel platformu HAUS’un yeni durağını İstanbul’da hayata geçirdi. Markanın Venedik’ten sonra ikinci büyük yaratıcı merkezi olarak konumlanan HAUS Istanbul, 23 Nisan’da Tersane İstanbul’da kapılarını açtı.
Sanat, zanaat, moda ve topluluk kültürünü aynı çatı altında buluşturan yeni merkez, İstanbul’un tarihi liman kültürünü çağdaş tasarım anlayışıyla yeniden yorumluyor. Müzeler, tiyatrolar, gastronomi ve moda noktalarıyla çevrili Tersane bölgesinde konumlanan HAUS Istanbul, yaklaşık 1.200 metrekarelik alana yayılıyor.
Venedik’ten İstanbul’a Uzanan Yaratıcı Yolculuk
Golden Goose’un “yaratıcı ev” olarak tanımladığı HAUS konsepti, İstanbul’da liman kültürü üzerinden güçlü bir hikâye kuruyor. Venedik ile İstanbul arasında sembolik bir bağ kuran proje, iki şehrin de tarih boyunca sanat, ticaret ve kültürel alışverişin merkezlerinden biri olmasından ilham alıyor.

Mekânın merkezinde ise 1940’lardan kalma orijinal bir tersane yapısı yer alıyor. Marka, bu alanı yalnızca dekoratif bir unsur olarak değil; seyahat, dönüşüm ve keşif kavramlarının simgesi olarak kurguluyor. Ziyaretçiler, tersane yapısının içine girerek markaya özel hazırlanan HAUS Capsule Collection deneyimini keşfedebiliyor.
Mimari Detaylarda Denizcilik ve Zanaat İzleri
HAUS Istanbul’un mimarisinde denizcilik kültürü belirgin şekilde hissediliyor. Zamanın etkisini taşıyan ahşap yüzeyler, gemi yapımında kullanılan iskele ve rıhtım dokularını çağrıştırırken; geniş teatral perdeler ise denizin hareketini yansıtan bir atmosfer oluşturuyor.
Mekânın genel kurgusunda “tamamlanmamışlık” duygusu özellikle korunuyor. Golden Goose, kusursuzluktan çok üretim sürecine odaklanan yaklaşımını mağaza tasarımına da taşıyor. Böylece HAUS Istanbul, yaşayan ve sürekli dönüşen bir yaratıcı alan olarak konumlanıyor.
Sanat ve Kültür İç İçe Geçecek
HAUS Istanbul’un kültürel kimliği, küratör Begüm Güney tarafından seçilen çağdaş sanat eserleriyle destekleniyor. Sergilenen çalışmalar, mekânın mimarisiyle sürekli diyalog halinde ilerleyen dinamik bir deneyim sunuyor.

Golden Goose, sanatın yalnızca galerilerle sınırlı kalmaması gerektiğini vurgularken; yıl boyunca farklı yerel sanatçıların projelerine ve çalışmalarına da ev sahipliği yapmayı planlıyor. Ayrıca ziyaretçiler için yerel kültüre odaklanan atölye ve zanaat deneyimleri düzenlenecek.
Kişiselleştirme ve Onarım Deneyimi Öne Çıkıyor
HAUS Istanbul’un en dikkat çeken alanlarından biri ise markanın “Co-Creation” deneyimi oldu. Ziyaretçiler, Golden Goose’un Dream Maker ekibiyle birlikte ürünlerini kişiselleştirebiliyor. Denizcilik dünyasından ilham alan özel detaylar ve uygulamalar bu deneyimin merkezinde yer alıyor.
Markanın zanaatkârlık odağını öne çıkaran Repair Hub bölümünde ise kullanılan sneaker’ların onarımı gerçekleştiriliyor. Bespoke alanında ise terzilik ve kişiye özel uyarlama hizmetleri sunuluyor.
Tiyatro sahnesini andıran açık çalışma alanları sayesinde ziyaretçiler, üretim ve onarım süreçlerini yakından izleyebiliyor. Kullanılan malzemeler, araçlar ve teknikler deneyimin görünür bir parçası haline geliyor.
İstanbul, Golden Goose İçin Kültürel Bir Merkez Konumunda
Golden Goose’un yeni yatırımı, İstanbul’un küresel moda ve kültür sahnesindeki yükselen konumuna da dikkat çekiyor. Marka, HAUS Istanbul ile yalnızca bir mağaza değil; sanat, tasarım, üretim ve topluluk kültürünün bir araya geldiği uzun soluklu bir yaratıcı merkez oluşturmayı hedefliyor.