7 Nisan’da, İnteraktif Reklamcılık Derneği tarafından Mimeda ana sponsorluğunda düzenlenen “IAB Connect: Perakende Medya” etkinliği, sektörün önde gelen paydaşlarını İstanbul Ticaret Üniversitesi çatısı altında bir araya getirdi. Etkinlikte, perakende platformlarının giderek birer medya kanalına dönüşmesi ve bu dönüşümün 2026 pazarlama stratejilerindeki kritik rolü kapsamlı şekilde ele alındı.
Markalar, ajanslar, yayıncılar ve teknoloji sağlayıcılarını buluşturan organizasyon, perakende medyanın geleceğine dair önemli içgörüler sunarak sektörün yol haritasını şekillendirdi.
“Perakende Medya Artık Bir Seçenek Değil, Gereklilik”
Açılış konuşmasını yapan IAB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cemal Burak Yılmaz, perakende medyanın artık alternatif bir kanal olmaktan çıkarak büyüme stratejilerinin merkezine yerleştiğini vurguladı.
Yılmaz’a göre rekabet, yalnızca görünürlükle sınırlı değil; tüketicinin satın alma kararını verdiği anlarda markanın varlığıyla şekilleniyor. Perakende medyanın en büyük avantajı ise tam bu noktada, satın alma anına en yakın temaslarda ölçülebilir etki yaratabilmesi.
Ancak bu potansiyelin ortaya çıkması; doğru bütçe yönetimi, organizasyonel yapılanma, yetkin insan kaynağı ve şeffaf ölçümleme standartlarının benimsenmesini gerektiriyor. Küresel ölçekte hızla büyüyen bu ekosistemin, marka ve performansı ticaretle bütünleştiren yeni iş modelleriyle pazarlamanın geleceğini yeniden tanımladığı ifade edildi.
Tüketici Yolculuğunda Karar Anlarına Odaklanmak
Mimeda Genel Müdürü Kına Demirel, sunumunda perakende medyanın markalar için nasıl güçlü bir büyüme aracına dönüştüğünü verilerle ortaya koydu.
Demirel, günümüzde markalar için asıl sorunun harcama miktarı değil, yapılan yatırımın ne kadar değer ürettiği olduğunu belirtti. Artan medya yatırımlarına rağmen satış ve kârlılık baskısı sürerken, reklamverenlerin artık görünürlükten ziyade ölçülebilir ve güvenilir sonuçlara odaklandığını ifade etti.
2026 itibarıyla global reklam harcamalarının yaklaşık %16’sını oluşturması beklenen perakende medya; markalara doğru hedef kitleye, satın alma anına en yakın noktada ve çok kanallı bir yapıyla ulaşma imkânı sunuyor. Doğru stratejiyle kurgulandığında ise yalnızca bir iletişim kanalı değil, doğrudan büyüme motoru haline geliyor.
Ölçümleme, Şeffaflık ve Performans Odağı
Etkinlikte WPP Media temsilcisi Evren Gülyaşar, perakende medyanın satın alma kararları üzerindeki doğrudan etkisine dikkat çekerken; Havas Media’dan Levent Kasapoğlu, ekosistemin sürdürülebilirliği için ölçümleme, şeffaflık ve standartların önemini vurguladı.
Bu başlıklar, perakende medyanın sağlıklı büyümesi için temel yapı taşları olarak öne çıktı.
Yeni Organizasyonel Yapılar ve İş Modelleri
Gün boyunca düzenlenen panellerde; Ford Türkiye, L’Oréal, Versuni, Unilever, Yemeksepeti ve Hepsiburada gibi sektör liderlerinden uzmanlar yer aldı.
Panellerde öne çıkan başlıklar şunlar oldu:
- Tüketici yolculuğunun çoklu temas noktalarına yayılması
- Satın alma anında etkili olmanın önemi
- Bütçe ve organizasyon yapılarının yeniden kurgulanması
- Performans takibi ve sürekli optimizasyon ihtiyacı
Ayrıca markaların, iletişim odaklı yaklaşımlardan çıkarak doğrudan ticari sonuç üreten entegre stratejilere yöneldiği vurgulandı.
2026’ya Yön Verecek Stratejik Çıktılar
Etkinlik, sektöre somut rehberlik sunan çıktılarla tamamlandı. Buna göre:
- Perakende medya yatırımları artık pazarlama bütçesinin ayrı bir kalemi değil, ticaret stratejisinin ayrılmaz bir parçası olarak ele alınmalı.
- Platformlar ve markalar arasındaki veri iş birlikleri, kişiselleştirilmiş müşteri deneyimi açısından kritik rekabet avantajı sağlıyor.
- Sektörün sürdürülebilir büyümesi için yalnızca tıklama sonrası aksiyonlara değil, marka bilinirliğini de kapsayan “full-funnel” ölçümleme modellerine geçiş zorunlu hale geliyor.
Tüm bu başlıklar, perakende medyanın 2026 itibarıyla pazarlama dünyasının en güçlü büyüme alanlarından biri olacağını net şekilde ortaya koyuyor.