Perakende sektörünün deneyimli isimlerinden Hilal Suerdem, 1 milyon dolarlık yatırımla kurduğu Pastofino markasıyla yeme içme sektörüne adım attı. Taze makarnayı fast food konseptiyle buluşturan marka, 2027 sonuna kadar 50, 2028 sonuna kadar ise 300 franchise şubeye ulaşmayı hedefliyor. Şirketin uzun vadeli büyüme planları arasında Avrupa pazarına açılmak da bulunuyor.
Taze makarnayı hızlı servis konseptiyle buluşturdu
Uzun yıllar erkek giyim markası Kiğılı’nın büyüme sürecine liderlik eden Hilal Suerdem, perakende sektöründeki deneyimini bu kez yeme içme alanına taşıdı. Şef Murat Bozok’un danışmanlığında yürütülen bir buçuk yıllık Ar-Ge çalışmasının ardından hayata geçirilen Pastofino, taze makarnayı hızlı servis modeliyle tüketicilere sunuyor.
Marka, Türkiye’de taze makarnayı fast food konseptiyle yaygınlaştırmayı amaçlıyor. Suerdem, çıkış noktalarının dünya genelinde yoğun tüketilen taze makarnanın Türkiye’de hızlı servis restoranları arasında yeterince yer bulamaması olduğunu belirtiyor.
Suerdem, markanın yaklaşımını şu sözlerle anlatıyor: “30 yıllık perakende birikimimizi, İtalyan mutfağının zarafeti ve Anadolu’nun samimi lezzet dokunuşlarıyla harmanladık. Bu yüzden ne tamamen İtalyan ne tamamen Türk. Farkımızı ana ürün odaklı modelimiz, tescilli soslarımız ve kaliteli ama ulaşılabilir fiyatlandırmamızla ortaya koyuyoruz.”
Pastofino, açılışa özel kampanya kapsamında menü fiyatlarını 169 TL’den başlayan fiyatlarla sunuyor.
2028 sonuna kadar 300 şube hedefi
Pastofino, ilk aşamada operasyonel altyapısını güçlendirmeye ve franchise yapılanmasını oluşturmaya odaklanıyor. Şirket, 2026 yılını bu hazırlıkların tamamlanacağı dönem olarak planlıyor.
Büyüme takvimine göre Pastofino, 2027 sonuna kadar İstanbul başta olmak üzere Ankara, İzmir, Antalya, Trabzon ve Diyarbakır’da toplam 50 franchise şubeye ulaşmayı hedefliyor. 2028 sonu için belirlenen hedef ise şube sayısını 300’e çıkarmak.
Şirketin büyüme planları Türkiye ile sınırlı değil. Almanya ve Yunanistan başta olmak üzere Avrupa pazarına açılmak da 2028 sonu itibarıyla hedeflenen adımlar arasında yer alıyor.
Üretim ve reçetelerde standartlaşma ön planda
Pastofino’nun operasyon modelinde günlük üretim ve ürün standardı öne çıkıyor. Makarnalar, İtalya’dan getirilen makinelerle restoranlarda günlük olarak hazırlanıyor. Soslar markanın kendi reçeteleriyle, katkı maddesi kullanılmadan üretilirken diğer malzemeler de günlük temin ediliyor.
Danışman şef Murat Bozok’un hazırladığı menüde Fettuccine Alfredo gibi klasik tariflerin yanı sıra köz patlıcanlı rigatoni gibi Anadolu mutfağından izler taşıyan seçenekler bulunuyor.
Bozok, menü geliştirme sürecinde pişirme tekniklerinden sos dengesine, makarnanın kıvamından porsiyon ölçülerine kadar tüm detayların planlandığını belirtiyor. Mevsimsel ürünlerin de menüde belirleyici olması hedefleniyor. Bu yaklaşımla marka, hızlı servis deneyimini daha nitelikli bir yemek anlayışıyla bir araya getirmeyi amaçlıyor.
💬PerakendeSektoru.com Yorumluyor
Pastofino’nun yatırım ve büyüme hedefleri, yeme içme sektöründe franchise modeliyle ölçeklenebilir bir marka oluşturma arayışını ortaya koyuyor. Hilal Suerdem’in perakende deneyimini restoran işletmeciliğine taşıması, markanın konumlandırma ve operasyon süreçleri açısından önemli bir başlangıç noktası.
Taze makarnanın hızlı servis konseptiyle sunulması, tüketicilere farklı bir alternatif yaratabilir. Ancak markanın uzun vadeli başarısı yalnızca ürün çeşitliliği ve fiyat avantajına değil, şubeler arasında aynı lezzet ve hizmet standardının korunmasına da bağlı olacak.
2028 sonuna kadar 300 franchise şubeye ulaşma hedefi, kısa sürede yüksek bir büyüme temposu gerektiriyor. Bu ölçekte bir yapılanmada tedarik zinciri, günlük üretim kapasitesi, franchise işletmecilerinin eğitimi ve kalite kontrol süreçleri belirleyici hale gelecek. Özellikle makarnanın taze üretilmesine dayanan modelin farklı şehirlerde aynı standartla uygulanabilmesi, büyümenin sürdürülebilirliği açısından kritik önem taşıyor.
Avrupa hedefi de markanın önündeki bir diğer sınav olacak. Almanya ve Yunanistan gibi pazarlarda yer edinmek için ürünün yanı sıra yerel tüketim alışkanlıklarına, fiyat beklentilerine ve rekabet koşullarına uygun bir strateji geliştirilmesi gerekecek.
Pastofino’nun önümüzdeki dönemdeki performansı, taze makarnayı ulaşılabilir fiyatlarla sunma vaadini korurken franchise ağını ne ölçüde sürdürülebilir biçimde büyütebildiğiyle şekillenecek.
