Güvenlik teknolojileri ve iş zekâsı çözümleri entegratörü Securitas Technology, İstanbul Kavacık’taki genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında “2026 Global Teknoloji Trendleri Raporu”nu paylaştı. Rapor, yapay zekâ, bulut altyapıları ve akıllı sensör teknolojilerinin etkisiyle fiziksel güvenlik anlayışının önemli bir dönüşüm geçirdiğini ortaya koyuyor.
Rapora göre güvenlik operasyonları artık yalnızca tehditlere müdahale eden yapılar olmaktan çıkıyor; veri analizine dayalı, riskleri önceden öngörebilen ve kurumların karar alma süreçlerine katkı sunan stratejik merkezlere dönüşüyor.
Yapay Zekâ Güvenlik Operasyonlarında Daha Fazla Rol Üstleniyor
Toplantıda konuşan Securitas Technology Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Hüseyin Top, kurumların büyük bölümünün güvenlik süreçlerinde aktif olarak yapay zekâdan yararlandığını söyledi. Top, sektördeki dönüşümün temelinde “reaktif güvenlik yaklaşımından proaktif modele geçişin” yer aldığını belirtti.
Video analiz sistemleri ve anomali tespit algoritmalarının, büyük veri akışını kısa sürede analiz ederek potansiyel riskleri önceden belirleyebildiğini ifade eden Top, üretken yapay zekâ destekli çözümlerin önümüzdeki dönemde güvenlik süreçlerini daha otonom hale getireceğini dile getirdi.
Güvenlik, Operasyonel Verimliliğin Bir Parçası Haline Geliyor
Securitas Technology Türkiye Genel Müdürü Pelin Yelkencioğlu ise güvenliğin artık şirketler için yalnızca bir maliyet unsuru olarak görülmediğini söyledi. Yelkencioğlu’na göre güvenlik sistemleri, iş sürekliliğini destekleyen ve operasyonel verimliliğe katkı sağlayan stratejik yatırımlar arasında yer alıyor.
Şirketlerin yapay zekâ, bulut altyapıları ve entegre çözümlerden daha fazla fayda sağlamayı hedeflediğini belirten Yelkencioğlu, çalışan ve ziyaretçi güvenliğinin yanı sıra iş süreçlerinin kesintisiz devam etmesinin de öncelikler arasında bulunduğunu ifade etti.
Bulut Tabanlı Güvenlik Sistemleri Yaygınlaşıyor
Raporda öne çıkan başlıklardan biri de fiziksel güvenlik altyapılarında bulut tabanlı sistemlere geçiş oldu. Araştırmaya göre kuruluşların yüzde 18’i tamamen bulut mimarisine geçmiş durumda. Yüzde 34’lük bir kesim ise önümüzdeki beş yıl içinde bu dönüşümü tamamlamayı planlıyor.
Bulut tabanlı altyapılar sayesinde farklı lokasyonlardaki tesislerin tek merkezden yönetilebildiği, veri yedekleme süreçlerinin güçlendiği ve çok lokasyonlu operasyonlarda daha yüksek verimlilik sağlandığı belirtiliyor.
Akıllı Sensörler Sadece Hareketi Değil Ortam Koşullarını da Analiz Ediyor
Yeni nesil sensör teknolojileri de raporun dikkat çeken başlıkları arasında yer aldı. Sıcaklık, nem, hava kalitesi, duman ve gürültü gibi çevresel verileri analiz edebilen sistemlerin, yapay zekâ ile birlikte çalışarak yanlış alarm oranlarını önemli ölçüde azalttığı vurgulandı.
Bu sistemlerin yalnızca güvenlik amacıyla değil; enerji yönetimi, bina verimliliği ve çalışan konforu gibi alanlarda da işletmelere veri desteği sunduğu ifade edildi.