DESA’nın biyomalzeme stratejisinin bir parçası olarak Ağustos 2026’da kurulan NUERA, GOZEN tarafından geliştirilen LUNAFORM™ biyomalzeme platformunu ve BioCraft biyofabrikasyon teknolojisini İstanbul’daki üretim tesisiyle buluşturacak. DESA’nın endüstriyel üretim altyapısıyla desteklenen bu yapı; araştırma-geliştirme, ürün geliştirme, üretim, ölçeklendirme ve farklı sektörlerde ticarileştirme süreçlerini tek çatı altında yürütecek.
Sürdürülebilir malzemelere yönelik küresel talebin arttığı bir dönemde hayata geçirilen iş birliği, markalara yeni nesil biyomalzemeleri bütünleşik bir değer zinciri üzerinden kullanma olanağı sunmayı amaçlıyor. Aynı zamanda mevcut tabakhane sistemlerine ve makine parkurlarına uyum sağlayabilen bir malzemenin endüstriyel ölçekte üretime kazandırılması hedefleniyor.
Laboratuvardan Endüstriyel Üretime Uzanan Yeni Model
DESA ve GOZEN arasındaki iş birliğinin temelinde, biyoteknoloji alanında geliştirilen yenilikçi malzemeleri mevcut endüstriyel üretim altyapısıyla buluşturma hedefi bulunuyor.
DESA’nın CEO’su Burak Çelet ile LUNAFORM™’un mucidi ve GOZEN CEO’su Ece Gözen Akın, iş birliğinin şekillenmesinde önemli rol üstlendi. İki yönetici, geçtiğimiz yıl boyunca Avrupa’nın farklı noktalarında moda markalarıyla görüşerek lüks moda sektörünün yeni nesil malzemelerden beklentilerini ve değişen üretim ihtiyaçlarını değerlendirdi.
İş birliği sürecinde iki şirketin ekipleri, karşılıklı üretim tesisi ziyaretleri gerçekleştirerek teknik bilgi birikimlerini, üretim deneyimlerini ve zanaatkârlık alanındaki uzmanlıklarını paylaştı. Ortak Ar-Ge ve ürün geliştirme çalışmalarıyla LUNAFORM™ platformunun performansı, uluslararası lüks moda sektörünün kalite ve tasarım beklentilerine uygun hâle getirildi.
Bu yaklaşım sayesinde biyofabrikasyon teknolojisinin yalnızca laboratuvar ortamında geliştirilmesi değil, endüstriyel ölçekte üretime aktarılması ve ticari kullanıma sunulması amaçlanıyor.
Burak Çelet: “Laboratuvar ile Endüstriyel Seri Üretim Arasındaki Uçurumu Kapatıyoruz”
DESA CEO’su ve NUERA’nın kurucusu Burak Çelet, deri sektöründeki köklü üretim deneyiminin yeni nesil biyomalzemelerle desteklenmesinin önemine dikkat çekti.
Derinin kendisi için bir aile mirası olduğunu ve sürdürülebilir malzemeler arasında önemli bir yere sahip bulunduğunu belirten Çelet, küresel ısınma, sürdürülebilirlik kaygıları ve değişen tüketici tercihleri doğrultusunda hayvansal kaynaklı olmayan alternatif malzemelere yönelik talebin arttığını ifade etti.
Çelet, uluslararası markaların da malzeme tercihlerinde dönüşüme gittiğini belirterek Kering Grubu’nun 2028 yılına kadar deriye bağımlılığını yüzde 30 azaltma hedefini açıkladığını, Tesla ve Apple gibi teknoloji markalarının ise ürünlerinde hayvansal deriden uzaklaşan uygulamalara yöneldiğini hatırlattı.
Bu değişimin sektör açısından yeni fırsatlar oluşturduğunu vurgulayan Çelet, uzun süredir farklı tamamlayıcı teknolojileri değerlendirdiklerini ve bakteriyel selüloz fermantasyonunu deri endüstrisiyle uyumlu, güçlü bir alternatif olarak belirlediklerini söyledi. GOZEN’in teknolojik birikiminin bu arayışta önemli bir karşılık oluşturduğunu dile getirdi.
LUNAFORM™’un mevcut tabakhane altyapısıyla işlenebilmesinin önemli bir avantaj olduğunu belirten Çelet, malzemenin ek makine yatırımı gerektirmeden mevcut üretim sistemlerine entegre edilebilmesinin ölçeklendirme açısından değer taşıdığını ifade etti.
DESA’nın tasarımdan üretime, tabakhaneden perakendeye kadar uzanan entegre iş modeline dikkat çeken Çelet, aynı yaklaşımın NUERA’nın temelini oluşturduğunu belirtti. Çelet, bu modelle sektöre yeni bir malzeme kazandırmayı ve laboratuvar çalışmaları ile endüstriyel seri üretim arasındaki mesafenin kapatılmasına öncülük etmeyi hedeflediklerini kaydetti.
Ece Gözen Akın: “Yeni Malzemeler Kadar Yeni İş Modellerine de İhtiyaç Var”
LUNAFORM™’un mucidi ve GOZEN CEO’su Ece Gözen Akın, biyomalzeme geliştirme sürecinin yalnızca yeni bir ürün ortaya koymaktan ibaret olmadığını belirtti.
LUNAFORM™’u geliştirirken benimsediği “A New World, A New Form” vizyonunun malzemelerle kurulan ilişkinin ve üretim yöntemlerinin yeniden düşünülmesini ifade ettiğini aktaran Gözen Akın, sürdürülebilir dönüşümün yeni nesil malzemelerin yanı sıra yenilikçi şirket yapılarına, iş modellerine ve iş birliklerine de ihtiyaç duyduğunu vurguladı.
NUERA’nın bu vizyonun endüstriyel ölçekte hayata geçirilmesini sağlayan bir model olduğunu belirten Gözen Akın, iş birliğinin gelişiminde katkı sunan GOZEN ekibine, yatırımcılara ve Burak Çelet’e teşekkür etti.
Gözen Akın’a göre gerçek dönüşüm, yalnızca yeni bir malzeme geliştirmekle değil, bu malzemenin küresel ölçekte kullanılmasını sağlayacak üretim ve ticaret altyapısını oluşturmakla mümkün oluyor.
LUNAFORM™ İstanbul’da Yedi Günde Üretilebiliyor
NUERA’nın İstanbul’daki tesisinde üretilen LUNAFORM™, mikroorganizmaların doğal nanolif yapıları oluşturduğu biyofabrikasyon süreciyle geliştiriliyor. Yaklaşık yedi gün süren üretim sürecinde elde edilen malzeme, hasat edildiği hâliyle yüzde 100 biyobazlı özellik taşıyor.
LUNAFORM™, USDA Certified Biobased Product sertifikasına sahip. Yıllık yaklaşık 15 bin metrekare üretim kapasitesi bulunan tesisin, talepteki artış doğrultusunda büyütülebilmesi planlanıyor.
İstanbul’daki üretimin ardından malzeme, DESA’nın Çorlu’da bulunan LWG Gold sertifikalı tabakhanesinde işleniyor. Markaların ihtiyaçlarına göre renk, doku ve kalınlık bakımından özelleştirilebilen LUNAFORM™, farklı yüzey seçenekleriyle moda ve tasarım sektörüne yeni uygulama olanakları sunuyor.
Bu üretim modeliyle biyofabrikasyon teknolojisinin, geleneksel deri işleme uzmanlığıyla bir araya getirilmesi ve tasarımcıların farklı ürün ihtiyaçlarına uygun malzemeler geliştirilmesi hedefleniyor.
Biyofabrikasyondan Bitmiş Ürüne Entegre Üretim Ekosistemi
NUERA’nın iş modeli, biyomalzemenin üretilmesi ve işlenmesiyle sınırlı kalmıyor. LUNAFORM™ kullanılarak geliştirilen ürünler, DESA’nın İstanbul ve Düzce’deki fabrikalarında ve İtalya’nın Toskana bölgesinde bulunan DESA Internazionale tesisinde üretilebiliyor.
DESA’nın mevcut üretim ve dağıtım ağı, geliştirilen ürünlerin uluslararası pazarlara ulaştırılmasını destekliyor. Böylece markalar, malzemenin geliştirilmesinden bitmiş ürünün üretimine kadar uzanan süreçte farklı tedarikçilerle ayrı ayrı çalışmak yerine bütünleşik bir yapıdan yararlanabiliyor.
Bu yaklaşımın ürün geliştirme süreçlerini kolaylaştırması, teknik koordinasyonu güçlendirmesi ve markaların yeni nesil biyomalzemelerle üretime geçişini hızlandırması amaçlanıyor.
LUNAFORM™ Otomotiv Sektörüne de Açılıyor
LUNAFORM™ hâlihazırda farklı tasarımcılar ve uluslararası markalar tarafından kullanılırken NUERA, malzemenin kullanım alanlarını moda sektörünün ötesine taşımaya yönelik çalışmalarını da sürdürüyor.
Türkiye’de ve uluslararası pazarlarda otomotiv şirketleriyle başlatılan konsept doğrulama projeleri, biyomalzemenin farklı endüstrilerdeki kullanım potansiyelini değerlendirmeyi amaçlıyor.
DESA, GOZEN ve NUERA arasındaki iş birliğiyle biyoteknoloji temelli malzeme geliştirme, endüstriyel üretim ve küresel dağıtım süreçlerinin aynı ekosistemde buluşturulması hedefleniyor. Bu modelin, sürdürülebilir malzemelere yönelik artan talebe yanıt vermesinin yanı sıra Türkiye’nin ileri üretim ve biyoteknoloji alanlarındaki yetkinliğinin uluslararası pazarlara taşınmasına katkı sağlaması bekleniyor.
