İspanyol süpermarket zinciri Mercadona, BİM’in FİLE markası için Avrupa Birliği’nde yaptığı logo tescil başvurusuna itiraz etti. Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi (EUIPO), iki markanın logolarındaki benzerlikleri dikkate alarak itirazı kısmen haklı buldu. Kararda özellikle yeşil marka yazısı, turuncu alışveriş sepeti ve bu unsurların logolardaki konumu öne çıktı.

İki Farklı İsim, Benzer Logo Tasarımı

BİM Birleşik Mağazalar’ın FİLE logosunu Avrupa Birliği’nde perakende hizmetleri kapsamında tescil ettirmek için yaptığı başvuru, Mercadona’nın itirazıyla karşılaştı. İspanyol perakende zinciri, iki logonun görsel açıdan benzerlik taşıdığını ve bu durumun tüketicilerde marka bağlantısı algısı oluşturabileceğini savundu. Mercadona ayrıca FİLE’nin, kendi markasının sektörde oluşturduğu bilinirlik ve itibardan haksız yarar sağlayabileceğini ileri sürdü.

EUIPO İtiraz Birimi, 2 Ekim 2026 tarihli kararında Mercadona’nın itirazını kısmen kabul ederek FİLE’nin bazı perakende hizmetleri için tescil talebini reddetti.

Logolardaki Renk ve Sembol Benzerliği Belirleyici Oldu

Fikri Mülkiyet Uzmanı Oğuzhan Karslı’nın değerlendirmesine göre, FİLE ve Mercadona isimleri arasında telaffuz bakımından belirgin bir benzerlik bulunmuyor. Ancak logoların görsel yapısı incelendiğinde dikkat çeken ortak noktalar ortaya çıkıyor.


Her iki logoda da marka ismi yeşil harflerle kullanılırken, yazının sol tarafında daire içerisine yerleştirilmiş turuncu bir alışveriş sepeti sembolü bulunuyor. EUIPO, bu ortak görsel unsurları Mercadona’nın süpermarket sektöründeki tanınmışlığıyla birlikte değerlendirdi.

Kararda, tüketicilerin iki markayı doğrudan birbirine karıştırması gerekmeksizin FİLE logosunu gördüklerinde Mercadona ile bağlantı kurabilecekleri üzerinde duruldu. Bu çağrışımın, FİLE’ye Mercadona’nın marka yatırımlarıyla oluşturduğu itibardan haksız bir avantaj sağlayabileceği sonucuna varıldı.

Marka Hukuku Açısından Dikkat Çeken Karar

Oğuzhan Karslı, EUIPO’nun kararını marka hukuku uygulamaları açısından önemli bir örnek olarak değerlendiriyor. Karslı’ya göre marka isimleri birbirinden farklı olsa ve doğrudan karıştırılma ihtimali düşük bulunsa bile logolardaki şekil, renk ve yerleşim benzerlikleri hukuki açıdan belirleyici olabiliyor.

Karslı, kararın Türkiye’deki marka hukuku uygulamaları açısından da önem taşıdığına dikkat çekerek, özellikle tanınmış markaların itibarından haksız yararlanmayı düzenleyen Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 6/5 maddesi kapsamında önemli ipuçları sunduğunu belirtiyor.