Ticaret Bakanlığı, alışveriş sırasında tüketicilerin hedefli reklamcılık için onay vermeye zorlanmasını haksız ticari uygulama kapsamında değerlendirdi. Bu tür uygulamalarla karşılaşan tüketiciler, şikayetlerini Bakanlığın e-Reklam portalı veya CİMER üzerinden iletebilecek.


Bakanlığın Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği tarafından yapılan açıklamada, tüketicilerin mağazalarda veya dijital platformlarda reklam onayı vermeye zorlanmaları durumunda haklarını aramaları gerektiği vurgulandı. Söz konusu uygulamalarda bulunduğu tespit edilen işletmeler, Reklam Kurulu tarafından incelenebilecek.


Şikayetler e-Reklam portalı üzerinden iletilebilecek

Tüketiciler, hedefli reklam onayı dayatmasıyla karşılaştıklarında şikayetlerini Ticaret Bakanlığının  üzerinden iletebilecek. Başvurularda olayın gerçekleştiği yer ve tarih ile ilgili işletmenin bilgilerinin eksiksiz paylaşılması gerekiyor. Varsa ekran görüntüleri ve diğer kanıt niteliğindeki belgeler de başvuruya eklenebilecek.


CİMER üzerinden yapılacak başvurularda ise kişisel bilgilerin şikayet edilen firmayla paylaşılmasına onay verildiğinin başvuru metninde açıkça belirtilmesi gerekiyor. Bakanlık, bu bilginin denetim sürecinin yürütülmesi ve gerekli işlemlerin sürdürülebilmesi açısından önem taşıdığına dikkat çekti.


Açıklamada, tüketicilerin haklarını arama süreçlerinde destekleneceği belirtilerek, vatandaşlara karşılaştıkları uygulamalarla ilgili şikayet haklarını kullanmaları çağrısı yapıldı.


PerakendeSektoru.com Yorumluyor

Mağazalarda telefon numarası paylaşımı ve SMS izni, müşteri ilişkileri yönetiminin önemli araçları arasında yer alıyor. Ancak alışverişin tamamlanması için reklam veya pazarlama izni verilmesinin şart koşulması, tüketicinin tercih hakkını ve markaya duyduğu güveni zedeleyebilir.


Perakendeciler açısından bu gelişme, müşteri verilerinin toplanması ve pazarlama izinlerinin alınması süreçlerinin yeniden gözden geçirilmesini gerektiriyor. Mağaza çalışanlarının satış sırasında izlediği yöntemlerden kasa ve üyelik ekranlarındaki onay adımlarına kadar tüm sürecin tüketicinin özgür iradesini koruyacak şekilde tasarlanması önem taşıyor.


Uzun vadede müşteri sadakati, yalnızca daha fazla iletişim izni toplamaya değil, tüketiciyle güvene dayalı bir ilişki kurmaya bağlı. Bu nedenle işletmelerin, alışverişi reklam onayına bağlamak yerine müşteriye açık bilgi sunan ve tercihine saygı duyan bir yaklaşım benimsemesi gerekiyor.